
İdare Hukuku
Askerlikte Kalıcı Maluliyet ve Manevi Tazminat Hakkı | Danıştay Kararı
22 Ekim 2026 · 5 dk okuma
Askerlik sırasında oluşan kalıcı rahatsızlık ve maluliyette maddi ve manevi tazminat şartları. Danıştay 10. Dairenin 20.10.2025 tarihli kararının hukuki değerlendirmesi.
# Askerlik Hizmeti Sırasında Oluşan Kalıcı Rahatsızlıkta Manevi Tazminat Hakkı
Danıştay 10. Dairesinin 20.10.2025 Tarihli, E. 2022/1393, K. 2025/4639 Sayılı Kararı
Askerlik hizmeti sırasında meydana gelen yaralanmalar, sağlık sorunları ve kalıcı maluliyetler, bazı durumlarda idarenin tazminat sorumluluğunu gündeme getirebilir. Özellikle askerlik öncesinde mevcut olmayan bir rahatsızlığın askerlik hizmeti sırasında ortaya çıkması, olayın koşullarına göre maddi ve manevi tazminat talebine konu olabilir.
Danıştay 10. Dairesinin 20.10.2025 tarihli kararı, maddi tazminat için idarenin eylemi ile zarar arasındaki illiyet bağının ispatlanamaması ile manevi tazminat koşullarının değerlendirilmesinin aynı sonuca bağlanamayabileceğini ortaya koyması bakımından önem taşımaktadır.
Askerlik Sırasında Oluşan Kalıcı Sağlık Sorunlarında İdarenin Sorumluluğu
Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. Askerlik hizmeti sırasında meydana gelen sağlık sorunları bakımından idarenin sorumluluğu; olayın oluş şekli, hizmetin yürütülmesi, idarenin denetim ve gözetim yükümlülüğü ve zarar ile idari faaliyet arasındaki nedensellik bağı çerçevesinde değerlendirilir.
Bu tür uyuşmazlıklarda yalnızca rahatsızlığın askerlik döneminde ortaya çıkmış olması, her durumda idarenin maddi zararı karşılamakla yükümlü olduğu anlamına gelmez. Bununla birlikte, olayın özellikleri ve kişinin askerlik hizmetine başlamadan önceki sağlık durumu, tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde önem taşır.
Danıştay Kararına Konu Olayda Ne Yaşandı?
Karara konu olayda, askerlik hizmetini piyade eri olarak yerine getiren kişi, komutanı tarafından darbedildiğini ve bu olaydan sonra görme sorunları yaşamaya başladığını ileri sürmüştür.
Dosyadaki kayıtlara göre asker, görme bozukluğu şikâyetiyle sağlık kuruluşlarına başvurmuş; devam eden tedavi sürecinin ardından hakkında askerliğe elverişli olmadığı yönünde sağlık kurulu kararı verilmiştir.
Komutan hakkında açılan ceza davasında ise iddia edilen darp eylemi, yeterli delil bulunmaması ve eylem ile rahatsızlık arasında illiyet bağı kurulamaması gerekçeleriyle beraat kararıyla sonuçlanmıştır.
Tazminat davasında ilk derece mahkemesi, asker yönünden maddi tazminat talebini reddetmiş; ancak asker ile anne ve babasının manevi tazminat taleplerini kısmen kabul etmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise manevi tazminat yönünden de davanın reddine karar vermiştir.
Dosya, davacıların temyiz başvurusu üzerine Danıştay tarafından incelenmiştir.
Danıştay'ın Değerlendirmesi: Maddi ve Manevi Tazminat Ayrımı
Danıştay 10. Dairesi, maddi tazminat talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygun bulmuştur. Dosyadaki delillerin, idare ajanının eylemi ile ortaya çıkan zarar arasında gerekli nedensellik bağını ispatlamaya yeterli olmadığı değerlendirilmiştir.
Buna karşılık Daire, manevi tazminat bakımından farklı bir değerlendirme yapmıştır.
Danıştay'a göre;
- Davacının askerlik hizmetine başlamadan önce askerliğe elverişli olduğu ve söz konusu rahatsızlığının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
- Rahatsızlığın askerlik hizmetinin yerine getirildiği dönemde ortaya çıktığı sabittir.
- Davalı idarenin denetim ve gözetimi altında bulunan kişinin sağlık durumunun bu dönemde bozulması, olayın koşulları itibarıyla şüphe, endişe ve üzüntüye yol açmıştır.
- Yaşanan elem ve üzüntünün hafifletilmesi amacıyla uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.
Bu gerekçelerle Danıştay, manevi tazminat taleplerinin de reddedilmesini hukuka uygun bulmamış ve Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmını bozmuştur.
Önemli nokta: Danıştay, maddi tazminat talebinin reddini onarken manevi tazminat yönünden verilen ret kararını bozmuştur. Bununla birlikte karar, her askerlik kaynaklı rahatsızlığın kendiliğinden manevi tazminat hakkı doğurduğu şeklinde yorumlanmamalıdır. Her olay, kendi delilleri ve hukuki koşulları içinde değerlendirilmelidir.
Askerlikte Yaralanma veya Maluliyet Nedeniyle Tazminat Davası Açılabilir mi?
Askerlik hizmeti sırasında yaralanan, kalıcı sağlık sorunu yaşayan veya malul duruma gelen kişiler bakımından idarenin tazminat sorumluluğu somut olayın özelliklerine göre araştırılmalıdır.
Bu kapsamda özellikle şu hususlar önem taşır:
- Askerlik öncesi sağlık raporları ve sağlık geçmişi,
- Olayın nasıl ve hangi koşullarda meydana geldiği,
- Revir, hastane ve sağlık kurulu kayıtları,
- Adli tıp raporları ve uzman görüşleri,
- Yaralanma veya rahatsızlık ile askerlik hizmeti arasındaki nedensellik bağı,
- İdarenin hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluğunun bulunup bulunmadığı,
- Kalıcı maluliyet, çalışma gücü kaybı ve diğer zararların kapsamı.
Maddi tazminat, koşulları oluştuğunda ekonomik kayıpların karşılanmasına yönelikken manevi tazminat, kişinin yaşadığı elem ve üzüntünün hafifletilmesini amaçlar. Bu taleplerin hukuki şartları ve dayandıkları ispat unsurları birbirinden farklı olabilir.
Askeri İdari İşlemler ve Tazminat Davalarında Hukuki Destek
Askerlik sırasında meydana gelen yaralanma, sağlık kaybı veya kalıcı maluliyet nedeniyle açılacak davalarda olayın belgelerle ortaya konulması ve tıbbi bulguların hukuki açıdan doğru değerlendirilmesi önemlidir.
Özellikle idari yargıda açılacak tam yargı davalarında, zararın niteliği, idarenin sorumluluğunun dayanağı, illiyet bağı, talep edilebilecek tazminat kalemleri ve dava açma süreleri birlikte ele alınmalıdır.
Her olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, yalnızca bir sağlık raporuna veya ceza yargılamasının sonucuna dayanılarak kesin bir hukuki sonuca ulaşılması doğru değildir.
Askerlik hizmeti sırasında yaralanma, kalıcı maluliyet, sağlık kaybı veya idarenin sorumluluğundan kaynaklanan maddi ve manevi zararlarla karşılaşmanız hâlinde, somut olayın belgeler üzerinden değerlendirilmesi ve uygun hukuki yolun belirlenmesi için hukuki destek alabilirsiniz.
Karar künyesi: Danıştay 10. Daire, E. 2022/1393, K. 2025/4639, T. 20.10.2025.
Bilgilendirme notu: Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut uyuşmazlıklarda uygulanacak hukuki yol ve süreler, olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.